Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), araştırma enstitüleri ve Ar-Ge merkez ve şirketleri için fikri mülkiyetlerinin ticarileştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Fikri mülkiyetin ticarileştirilmesi basitçe kişinin fikirlerinden kazanç sağlanması olarak tanımlanabilir.

Yapılan araştırmalara göre, günümüzde fikri mülkiyet hakları şirketlerin, gayri maddi varlıkları arasında en büyük paya sahiptir. Amerika Birleşik Devletlerinde 2016 yılında yürütülen çalışmalar S&P 500 firmalarında piyasanın %80’ini gayri maddi varlıkların oluşturduğunu göstermekte, Çin Halk Cumhuriyeti ve AB ülkelerinde bulunan büyük şirketlerde de durum aynı şekilde seyretmektedir. Dolayısı ile piyasa değerlerinin böylesine büyük bir çoğunluğunu oluşturan gayri maddi varlıklardan fikri mülkiyetin, ticarileştirilmesindeki artış öngörülen bir sonuç olarak ortaya çıkmıştır.

Şirketlerin rekabete ayak uydurabilmek, yeni gelişmelere yetişebilmek ve büyüyebilmek için öncelikle ellerinde bulunan bu fikri mülkiyet haklarını güvence altına almaları gerekmektedir. Bu güvence için çoğunlukla kullanılan seçenek ise patent başvurularıdır. 1995 ‘ten bu yana patent başvurularında ciddi bir artış gözlemlenmektedir. WIPO (World Intellectual Property Organization/Dünya Fikri Mülkiyet Organizasyonu)’nun yaptığı araştırmalara göre dünya genelinde 1995’te yılda yaklaşık olarak 1.000.000 adet olan patent başvuruları, 2012 yılında yaklaşık 2.300.000’e çıkmış, 2016 yılı itibari ile ise yaklaşık 3.168.900 olmuştur.

Patent başvurularının Dünya çapında ülkelere göre dağılımında ise 2017 yılı itibari ile en çok patent başvurusunda bulunan ilk üç ülke sırası ile 1.381.594 başvuru ile Çin, 606.956 başvuru ile Amerika, 318.479 başvuru ile Japonya’dır. Almanya bu ülkeleri 67.712 başvuru ile takip etmekte, Rusya’da ise 36.883 patent başvurusu yapıldığı gözlemlenmektedir. [1]

Türkiye’de bu rakamlara oranla daha düşük seyreden patent başvuruları 2018 yılı itibari ile toplam 18.504 adete ulaşarak, 2017 yılında yapılan toplam 19.283 adet başvuruya oranla düşüş göstermiştir. [2]

Ülkeler arasındaki istatistikler patent başvurularının çoğunlukla teknoloji, enerji ve bilişim teknolojileri yönlerinde yapıldığını göstermektedir. Patent başvuru sayıları ve istatistikler belirleyici olsalar da fikri mülkiyetin ticarileştirilmesi konusunda yeterli bilgiyi sağlayamamaktadır; çünkü patent hakkı alınan her buluş ticarileştirilememektedir.

Ticarileştirmede gerçekleşen artışı ölçümlemek için kullanılan yöntemlerden biri lisanslanan patentlerin, satılan pazarlardaki işlem hacimlerini incelemektir. Dünya Bankasının verilerine göre fikri mülkiyet kullanımı için yapılan ödemeler ve kesilen faturaların mali değerlerinde ciddi bir artış görülmektedir. Dünya genelindeki durum gözlemlendiğinde 2002 yılında 100 Milyar Dolar sevilerinde olan işlem hacmi, 2012 yılında 288 Milyar Dolar olmuş ve 2017 yılında ise 353 Milyar Dolara çıkmıştır. Bu artışlar genel olarak patent başvurularında da çoğunluğu oluşturan ABD, Japonya ve AB ülkeleri tarafından gerçekleştirilmektedir dolayısı ile en büyük pazarı bu ülkeler oluşturmaktadır. Yapılan istatistikler teknoloji pazarlarını temsil etmektedir dolayısı ile ürünlerin daha sonra başka pazarlarda yarattıkları etkinin tam değerlerini içermeseler de böylesine artış hızı ve işlem büyüklüğü, ticarileştirmenin ne kadar kullanıldığının kavranmasına dair ışık tutmaktadır.[3]

Fikri mülkiyet haklarının ne ölçüde ticarileştirildiğinin anlaşılması için bir başka ölçüt ise kurumsal ve bireysel girişim sermayelerinin yaptığı yatırımlar sonucu gözlemlenmektedir. Kurumsal girişim sermayesi, büyük olan şirketlerin yaptığı yatırımlardır. Bireysel girişim sermayesi ise girişim sermayesi fonlarının ileri teknoloji yeni girişimlere yaptığı yatırımları tanımlamaktadır.

İleri teknoloji girişimlerinde bulunmakta olan küçük ölçekli girişimler teknolojilerini ticarileştirmek amacı ile yatırımlarını bu iki girişim sermayedarlarından almaktadırlar. Sermayedarlar mali destek ile birlikte bazı durumlarda ticarileştirmenin kolaylaşması için stratejik destekte de bulunabilmektedirler. Yapılan araştırmalar ABD’de yapılan bireysel girişim sermayesi yatırımlarının 1995’ten 2012’ye neredeyse 5 kat yükselerek 26,5 Milyar Dolar seviyesine ulaştığını gözlemlemektedir. Benzer şekilde kurumsal girişim sermayesi de 5 kat artarak 2 Milyar Dolar seviyesine çıkmıştır.[4]

Türkiye’de de girişimcilik sektörüne yapılan yatırımlar ve yatırımcıların sayısı artış göstermekte olsa da hali hazırda uluslararası pazarlardaki büyük rakamlara ulaşılamamıştır. Ancak yakın zamanlarda teknoloji ticarileştirmenin önemi Türkiye tarafından da anlaşılmış, ticarileştirme işlemlerinin kolaylaşması adına vergisel teşvikler yürürlüğe girmiştir. Fikri mülkiyet haklarının ticarileştirilmesi için Türkiye’de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde kurumlar vergisi istisnası getirilmiş, gayri maddi haklar ve sınai mülkiyet haklarına yönelik vergisel teşvikler ve teknolojik ürünlere yönelik yatırım destek programları oluşturulmuştur. Aynı zamanda ürünlerin ticarileşmesini sağlamak amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) iştiraki niteliğindeki Türk Sınai Mülkiyet Değerleme Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri AŞ (TÜRKSMD) kurulmuştur. Bu kurumun amacı gerçek ve tüzel kişilerin sınai mülkiyete konu varlıklarını değerlemek ve Ar-Ge sonucu meydana gelmiş veya patentlenmiş çalışmalarının ticarileşmesini sağlamak olarak belirlenmiştir.

Fikri mülkiyet hakları her ne kadar buluş sahibinin izni olmadan kullanımın önüne geçiyor olsa da, buluşun ticarileştirilmesinden sonra oluşan yeni çözümlerin değerlerinin ve ticarileştirme sonucu oluşan bütün değerin buluş sahibine gideceğini göstermemektedir. Ticarileştirmenin gerçekleşmesi için öncelikle keşif ve icat aşaması daha sonra bu icatların geliştirme ve üretim aşaması, en son ise oluşturulan ürünlerin pazarlama, satış ve dağıtım aşaması oluşturmaktadır. Özellikle geliştirme ve üretim aşamasında icatların ticarileştirilmesini kolaylaştırılması için üzerindeki teknik ve ticari riskler azaltılmaya çalışılmaktadır. Bu aşamada hangi fikri mülkiyet haklarının ürünü koruyacağı, kalitesinin yeterli olup olmadığı ve rakiplere karşı nasıl avantaj sağlayacağı gibi konular netleştirilir. Daha sonra hangi yolla ve fiyatla ürünün piyasaya sürüleceği kararlaştırılarak, pazarlama, satış ve dağıtım aşamasına geçilmektedir. Görüldüğü üzere birçok aşamadan oluşan ticarileştirme yapıldığı sırada, buluş sahibi dışında bu aşamalarda rolü olan birçok paydaş, şirket ve rakip ortaya çıkmaktadır.

Buluşun ticarileştirildiği şirket müşterileri kendilerine ürünü kullanarak bir fayda sağlayabilecekleri gibi diğer şirketler de yeni oluşacak pazarda kendileri için fırsat yaratabilmektedir. Aynı zamanda ticarileştirme esnasında başka bir şirketin üretimleri, tasarımları, vb. kullanıldı ise bu durumda yapılan satışlardan elde edilen karın bu şirketlerle de paylaşılması gerekebilecektir. Ticarileştirmenin en büyük risklerinden biri olan taklitçiler de, pazara benzer ürünlerin sunulması sonucu buluş sahibinin yaratmış olduğu pazardan kendilerine fayda sağlayabileceklerdir.

Buluş sahibinin ticarileştirdiği buluşundan ne kadar değer elde edeceğini ise hız, örtülü bilgi, fikri mülkiyet düzenlemeleri ve bütünleyici varlıklar gibi faktörler belirlemektedir.

Hızlı ve örtülü bilgi buluş sahibinin kendi elinde olan faktörlerden olup; ticarileştirilen ürünün taklitçilerinin pazardan sağlayabilecekleri kar riskini düşürmek amaçlı kullanılmaktadır. Örtülü bilgi içeren buluşların hızlı bir şekilde piyasaya sürülmesi taklit edilme risklerini düşürecektir.

Fikri mülkiyet düzenlemeleri buluş sahibinin kendi kontrolünde olmayan faktörlerden olup, ülkeler arasında farklılık göstermesi düşük fikri mülkiyet korumasına sahip bir ülkede ticarileştirmeyi gerçekleştiren buluş sahibinin ürünün daha az korunması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Dolayısı ile de düşük korumaya sahip buluşun taklitçilerinin pazardan alabileceği kar miktarı artmaktadır. Kuvvetli düzenlemelerin olması taklitçileri caydırmakta ve aynı zamanda teknoloji ve fikir pazarları kurularak şirketler arasında lisanslama ve ortak projeler gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Gerçekleştirilen işbirlikleri ürünün ticarileştirme masraflarını azaltarak karı arttırmaktadır.

Bütünleyici varlıklar ise buluş sahibinin kontrolünde olmayan faktörlerden olup, ticarileştirme konusunda daha fazla kaynağa ve üretim, dağıtım, pazarlama ve satışla ilgili ağlara sahip olan şirketlerin üretim ve ticarileştirmeyi daha kolay yapmalarına olanak sağlamaktadır. Bazı durumlarda küçük şirketler ticarileştirmeyi daha karlı ve rahat yapabilmek adına bütünleyici varlığı daha geniş olan büyük şirketlerle ortaklığa gitseler de, ticarileştirme sonrasında karın daha fazlası sağlanan desteğin karşılığı olarak bu büyük şirketlere gidebilmektedir.

Fikri mülkiyet haklarının kullanılması ve bu haklardan herhangi bir kazanç elde edilememesi, yapılan harcamalar ve sarf edilen çabanın boşa gitmesi sonucunu doğurabilmektedir, dolayısı ile yeni iş modelleri kurularak ticarileştirme kolaylaştırılmalı, bu haklardan kazanç elde edilmelidir. Yapılan araştırmalar ve istatistikler de birlikte değerlendirildiğinde görüşümüze göre Dünya’da büyük bir hızla artmakta olan fikri mülkiyet haklarının önemi Türkiye’de de yapılmakta olan yenilikler ve destekler ile iyice kavranmıştır. Yeni kurumların oluşturulması, basında ticarileştirmeye daha fazla önem verilmeye başlanması gibi faktörler de özellikle teknoloji alanında fazlasıyla kullanılan ticarileştirmenin Türkiye’de önemli bir pozisyona getirileceğini göstermektedir.

Yazar: Begüm Aksoy

Kaynakça

  1. https://www.wipo.int/edocs/infogdocs/en/ipfactsandfigures2018/
  2. https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/statistics/
  3. https://data.worldbank.org/indicator/BX.GSR.ROYL.CD?end=2017&start=2002
  4. https://www.pwc.com/us/en/industries/technology/moneytree.html
  5. https://nvca.org/
  6. Doç. Dr. Mahmut N. Özdemir, “Fikri Mülkiyet Haklarının Ticarileştirilmesi”, TÜAD,2014
  7. WIPO, Guide on Intellectual Property (IP) Commercialization,2015
  8. http://www.turksmd.com.tr/patentleri-ticarilestirecek-sirket-is-basinda-duyurusu-98
  9. https://www.euraxess.org.tr/turkey/information-assistance/intellectual-property-rights-ipr

 

Share on LinkedInShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone