En basit hali ile ‘ekonomi’ olarak adlandırdığımız kavram, Dünya’da sınırlı ve kısıtlı olarak bulunan kaynakların en yararlı biçimde kullanımıdır. Her birimiz, toplum halinde bu sınırlı kaynakların sınırsız istek ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağına dair kararlar veriyoruz. Tamamiyle birbiriyle bağlantılı şeklinde gerçekleşen bu ticari işlemler topluluğu kolektif halde, hiç durmadan işleyen ve her an herhangi bir duruma reaksiyon gösteren bir sistem oluşturuyor.

Vücut bulan ekonomik sistemin hızı ve etkinliği her geçen gün artarken, artık sistemin iskeletini yerine geçebilecek yeni bir teknoloji ile karşı karşıyayız: Blok Zinciri.

Ekonomik sistemin hem en küçük bileşeni hem de bel kemiği, alım satım işlemleri olarak nitelendirdiğimiz, ekonomik ve pragmatik değer atfedilen bir metanın, para dediğimiz vasıta ile alışverişidir. Bu alım satım işlemlerinin, aynı Türkçe veya Almanca gibi, okunabilecek ve anlaşabilecek bir dile dökülmesi ise muhasebeye can vermektedir. Her işlemin kaydı ve ileri tarih düzeltmeleri, genelde özellikle işletmeler tarafında defter-i kebir denilen muhasebe defterine kaydedilir. Bu defterin incelenmesi ile kolektif ekonominin oyuncuları olan şirketlerin finansal durumları, belirli bağlamların göz önünde olma şartı ile kendilerini açık edebilir. Her bir defter ve kaydı altındaki işlemler, ismine ve otoritesine vaaden yapıldıkları yasal kişilerin kontrolü altında olduğundan işlemler, belirli tehdit ve manipülasyon çabalarına  da karşı, halka kapalı olarak saklanır. Özellikle finansal pazarlardaki işlemler bu sebeplerden dolayı (Trusted Third Parties) güvenilen üçüncü taraflar aracılığıyla gerçekleştirilir.

Blok zinciri teknolojisinin, ekonomik yetkinlik ve etkinlik için belki de bir devrim vaad etmesi iki başlıca sebebe bağlanabilir: İlk olarak bu teknoloji, ticari işlemlerde varsayılan üçüncü partileri ortadan kaldırmaktadır; çünkü aracı vasıta olarak interneti kullanmaktadır. Yüksek düzeyde bir karmaşıklık içinde, işlemler bloklar aracılığı ile her bir bilgisayara iletilmektedir. Bu konsept Peer to Peer(P2P), işleme katılan her karşı taraf ise ‘node’ olarak adlandırılmaktadır. İnternet işlemlerin her birini hızlandırırken, süreçleri insani yorum, hata ve manipülasyon tehdidine karşı kapatmaktadır. Tarafların her biri ticari bir işleme geçerli birimlerle katıldığı anda, Blok zinciri ağına da katılmış olur. Bu ağ üzerinden gerçekleşirken, üçüncü parti gözetim ve hizmetlerini elimine etmesinden dolayı, Blok zinciri bürokratik bağlamda regüle edilemez ve merkezi otoritelerden tamamiyle bağımsız çalışmak için programlanmıştır. İkinci sebep ise, ağda gerçekleşen işlemlerin her biri, tarafların her birine açıktır; çünkü Node’ların her biri bloklar üzerinden işlemleri kaydeder ve alıcılara aktarır. Bu aktarma işlemi, Blok zinciri protokolünün izin verdiği üzere halka açıktır ve dağıtılabilir; fakat sistemin kriptografik doğasından dolayı kopyalanamaz. Her bilgisayar ağa katılmasıyla, Bloklar üzerinde yapılmış ve yapılan her işlemsel veriyi görebilir. Bu da kullanıcılara ve ağın kendisine güven sağlayan bir çıplaklık kazandırır. Aynı zamanda işlemlerin her biri bloklar sayesinde yapıldıkları anda yine bloklara eşzamanlı olarak kaydedilir. Bütün ağdaki taraflar böylece muhasebe defterlerini otomatik olarak tutmuş olurlar ve defterler üzerinde gerçekleşmesi muhtemel herhangi bir manipülasyona karşı da en yüksek bağışıklığı kazanmış olurlar. Blok zinciri bu bağlamda, bir finansal kurumun tüm işlemlerinin bir tarihçesi gibidir, bloklar birbirine kronolojik sırada bağlanırlar ve her bir blok yine bir hesap durumunu temsil eder denebilir. Veri tabanının halka açık ve erişilebilir oluşu da sistemi daha çekici kılmaktadır.

Bu erişilebilir muhasebe sistemi sadece ticari bir perspektiften değil aynı zamanda sivil bir pencereden de gözlenebilir. Blok zinciri, aslında başlıca bir kayıt mekanizması öngördüğünden; fikri mülkiyet, seçim sistemleri ve tıbbi kayıtlar için dahi kullanabilir.  Lakin bu teknolojinin doğasının kullanım alanları menzili açısından inanılmaz bir alan öngörmesi, başka zararlı bağlamları ve yan etkileri de yanında getiriyor.

Blok zincirinin bu manipüle edilemez, üçüncü kişileri ortadan kaldıracak, hızlı ve güvenilir, zincirleri bozulamayan sisteminin öncelikli olarak ilk sorunu belki de iddia ettiği bağımsız, hızlı ve masrafsız yapıya tam anlamıyla ulaşamamasıyla başlıyor. Blok zinciri sistemi ile tanıştığımız kripto paralar düşünce itibariyle kavranması güç herhangi bir değeri olmayan sanal para diyebileceğimiz birimler ancak bu kripto paraların herhangi bir değeri olmaması, değer biçilebilecek sisteme tabii olmaması, şu an elimizdeki hali hazırda değerli nakit parayı kullanmamak için yeterli mi? Kripto para devlerinden biri olmuş Bitcoin işlem hayatına yenilikçi bir yaklaşım getirdiğini gösteriyor ancak bu işlemlerin masrafsız, hızlı ve bağımsız olduğu çok da doğru değil, Bitcoin veya türevleri ile yapılan işlemler banka adı altında olmasa da belli sitelere komisyon ödenerek, hala üçüncü kişilerin varlıkları ile sağlanıyor dolayısıyla bu işlemlerin yapılması için onlara duyulan gereklilik Blok zinciri sisteminin yapıtaşını oluşturan bağımsızlık fikrinin aslında şu an için çok da doğru olmadığını gösteriyor. Bu yeni “üçüncü kişileri” aştıktan sonra ise vadedilen hızlı ve masrafsız sistemden ziyade kullanıcıları yavaş ve göründüğünden masraflı sistem karşılıyor. Bunun en büyük örneklerinden biri olan Visa ve Bitcoin servislerinin çalışma hızı ise ;Visa saniyede nerdeyse 60.000 işlem yapabilirken Bitcoin sadece 7 tane yapabiliyor ve aradaki bu büyük fark göz önüne alınmakla birlikte ayrıca Bitcoin yaptığı bu 7 işlem için Visa servislerinin harcadığı enerjinin 35 katını kullanıyor olması, yapılan bu az işlem için bile kullanılan oldukça fazla enerji tüketiminin gelecekte daha fazla işlem yapacağını vadeden sistem için aslında enerji tüketimi açısından korkunç bir sonuç doğuracağını gösteriyor.

Blok zincirinin altyapısında bulunan bir diğer sorun ise gizlilik açısından, blok zinciri sistemi tek taraflı şifreleme yolu ile kullanıcılarına anahtar tesis ediyor ve kullanıcılar sisteme bu anahtar yoluyla giriş yapıyorlar, kullanıcıların bilgileri ve verileri sadece verilen bu “anahtar” ile korunuyor ancak gelişmekte olan teknoloji ile parmak izi ile açma, birkaç şifreli onay sistemi, göz ve ses tanıma, güvenlik soruları ve daha bunun gibi birçok yol ile kimlik doğrulaması yapan sistemlerin içinde yenilikçi blok zinciri aslında teknolojinin gerisinde kalmaktan öteye geçemiyor. Blok zinciri sistemini kullanan Bitcoin kullanıcıları şimdiden bu gizlilik sorununun mağduru olmuş durumda, hesapları hackleyenler sistemi yanıltarak bu anahtarı çalması ile kullanıcıların Bitcoin hesaplarını boşaltmış ve ciddi kayıp yaşatmışlardır. Sistem yanıltılamaz, zincirleri kırılamaz, en küçük değişiklikte bunu açıkça fark edip önleyecektir dese de kullanıcıların hesaplarına girilmesi ve şifrelerine ulaşılması sonucunun önüne geçemediği gibi, bu kayıp sonrası özgür ve isimsiz kullanıcıların başvurabileceği herhangi bir “üçüncü kişi” mercii olmamasından ötürü zararlarını tazmin etme yolları, güvenlik veya bilgilerinin gizliliğini korumaları imkansız hale getirilmiş.

Blok zinciri sistemi bütün bunlar bir yana bağımsızlık fikri ile kullanıcılara aradıkları özgürlüğü verecek olsa da en büyük sorunu olan güvenlik açığı ile düşünülmesi gereken en büyük soruyu beraberinde getiriyor. Özgür bir dünyada güvenliğimizi nasıl sağlarız?

Belki de en çok tartışılan ve tartışılmaya devam edecek bu sorunun cevabını şu an Blok zinciri özgürlük düşüncesini ön plana çıkararak, denetimsizlik ve isimsizliği sağlayarak vermiş durumda ancak bu denetimsizlik fikri beraberinde kara para aklama ve internet üzerinden yapılacak olan suç unsurlu her türlü aktivitenin önüne geçmeyi de imkânsız hale getiriyor. Bu regüle ve kontrol edilemezlik ile birlikte suç faaliyetlerinin kolaylaşması ise şu an olduğu gibi ilerde de sürecek olan bu denetimsizlik ile bu faaliyetlerin artmasına yol açacak gibi gözüküyor. İşlemlerimizin özgür ve kolay yapılabilmesinin vereceği rahatlık aslında arka planda oluşabilecek suç unsurları ile gölgelenmeye mahkum olacak ve takip edilemez, kontrol edilemez bu sistem sonunda belki de yaptırımsızlık ve önlenememe ile toplumdaki suç oranının artmasına yol açacak.

Blok zinciri, bir devrim niteliğinde, ancak hem finansal hem de teknolojik anlamda hala gelişmeye devam eden bu sistem her zamankinden daha kapsamlı bir özgürlüğün sözünü verirken güvenlik endişelerini ne kadar karşılayabilecek; her geçen saniye ile öğrenmeye devam edeceğiz.

Share on LinkedInShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone