01 Ara

ICDPPC (International Conference of Data Protection and Privacy Commissioners) 1979’dan bu yana veri koruma otoritelerinin uluslararası forumu olmuştur. ICDPPC konferansları veri koruma ve güvenlik anlamında uluslararası bir liderlik kazandırmak amacıyla çalışmaktadır ve bu amaç için toplamda 119 uluslararası güvenlik ve veri koruma otoritesini birbirine bağlamıştır. Bu yıl 40.’sı Brüksel’de düzenlenen konferansın ise ana başlığı “Yapay Zeka: Etik ve Veri Koruması” olmuştur.

Yapay zeka kullanımının hızla artmaya başlaması ile insan haklarının bu yönde korunması adına yapılan konferansta, bu konu ile ilgili yön göstermek adına çıkarılan bir beyanname yayımlanmıştır. Bu şekilde, yapay zekanın hızlı gelişimi ile birlikte akıllara gelen birçok soru ve problemin çözümünü oluşturacak bazı ilkeler belirlenmiştir. Beyanname toplamda altı adet yol gösterici ilke belirlemiş, ilkelerin içeriklerine dair örnekler ve açıklamalar koymuş ve ülkeleri bu ilkeler ışığında uluslararası düzenlemeler yapmaya çağırmıştır, yapay zeka gelişiminin sınır dışı etkilerine dikkat çeken konferans, uluslararası etkileri olacak ilkeler belirlenmesinin elzem olduğunu düşünmektedir. Bu ilkelere göre yapay zeka kullanımında gözetilmesi gereken en büyük değerler: Kişisel verilerin ve gizliliğin korunması, insan hakları, insanlık onuru, ayrımcılık yasağı, temel hak ve özgürlükler olarak belirlenmiştir.

Yapay zeka ve yapay öğrenme teknolojileri, adalet prensipleri çerçevesinde temel insan haklarına saygı duyularak tasarlanacak, geliştirilecek ve kullanılacaktır:

Bu ilke uyarınca yapay zeka tarafından kullanılan verilerin baştaki toplanma amacına uygun olarak işlenmesi ve bu amaç dışına çıkacak işlemelerin yapılmaması, burada bireylerin yapay zekaya karşı asıl amaç dışına çıkmama beklentisini karşılamak gözetilmektedir. Yapay zekanın sadece birey üzerinde doğuracağı etkiler değil aynı zamanda toplum ve büyük gruplar üzerinde doğuracağı etkiler de gözetilmelidir. Yapay zeka sistemlerinin geliştirilme amacı insan hayatını kolaylaştırma olmalı ve hiçbir şekilde insan gelişimini zora veya tehlikeye sokacak bir sonuç oluşturmamalıdır, buna yönelik belli sınırlar çizilmelidir.

Yapay zeka sistemlerinin oluşturabileceği etkiler ve sonuçları garanti altına alınmalı ve devamlı olarak dikkatli, ihtiyatlı ve sorumlu tutulabilme ilkesi ışığında izlenmelidir:

Bu ilke uyarınca sorumlu tutulabilme ilkesinin ilgili tüm hissedarlardan bireylere, düzenleyici kurumlar ve üçüncü kişiler üzerinde teşvik edilmesi ve gerektiği durumlarda denetim, devamlı gözetim ve etki değerlendirmesi yapılmasının sağlanması gerekmektedir. Bireysel ve birlikte sorumluluğun teşvik edilmesi, buna olayda rol alan hissedarları da kapsamak üzere herkes dahil edilmelidir. Yapay zeka ve toplumda oluşturacağı etkileri anlamaya yönelik farkındalık arttırıcı eğitimler, araştırmalar ve çalışmalara yatırım yapılmalıdır. İlgili kişiler için, örneğin bağımsız etik komiteleri kurulması veya üçüncü kişiye verilecek denetim gibi gösterilebilir ve ispat edilebilir, bir idari süreç oluşturması gerekmektedir.

Etkili bir yürütme sağlanması amacı ile yapay zekada şeffaflık ve anlaşılabilirlik sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir:

Anlaşılabilir bir yapay zeka için halka açık ve özel bilimsel araştırmalara yatırım yapmak bu ilkenin temelini oluşturmakla farklı kitlelerin ihtiyaç duyacağı şeffaflık gibi ilkeler göz önüne alınarak, yenilikçi iletişim yöntemleri geliştirmesi gibi fiillerle şeffaflık, anlaşılabilirlik ve ulaşılabilirlik gibi kavramların teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca kurumların çalışma yöntemlerinin daha şeffaf olmasını sağlamak zaruridir. Yapay zeka ile etkileşim içinde olan bireylerin düzgün şekilde bilgilendirmesini sağlamak ve kendi bilgilerini belirleme haklarını korumak da yine bu ilke kapsamında değerlendirilmelidir. Yapay zeka üzerinde insan kontrolünü devam ettirmek adına, bireylerin yapay zeka sistemlerinin amacı ve sonuçları ile ilgili düzgün şekilde bilgilendirilmesi de bu ilkenin kapsamını oluşturmaktadır.

Yapay zeka sistemlerinin başından itibaren gözetilecek etik anlayışının korunması için bu sistemlerin tasarımından ve geliştirilmesinden itibaren dikkatli davranılması ve güvenlik anlayışının her aşamada gözetilmesi gerekmektedir:

Bireylerin veri gizliliği ve güvenliğinin veri işleme öncesi ve sırasında sağlanması için gerekli teknik ve kurumsal yapının oluşturulması hayatidir buna göre yapay zeka projesinin başından sonuna kadar, bu kullanım sonucu bireyler ve toplum üzerinde oluşabilecek etkiler üzerine raporlar tutulma ve belgelendirme yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte yapay zeka gelişimleri ve işlemleri için etik, adil kullanım ve insan haklarına uygun gerekliliklerin de belirlenmesi gerekmektedir.

Toplumsal katılım da göz önüne alınarak bireysel hakların kullanılması ve her bireyin güçlendirilmesi teşvik edilmelidir:

Veri koruma ve gizlilik haklarına, ifade ve bilgi özgürlüğü ve ilgili haklara, ayrımcılık yasağına saygı göstermek ve bu hak ve yasaklara uygun davranmak veri korumanın insan hakları kapsamında değerlendirilmesinin doğal sonucu olmakla otomatik profilleme ve karar verme sistemleri sonucu, bireylerin bunlara karşı çıkabilme haklarının gözetilmesi, yapay zekanın kullanılması ile toplumun eşit katılımını güçlendirmesi bu ilkenin kapsamında değerlendirilmelidir.

Yapay zekadan kaynaklı verinin kullanılması sonucu oluşabilecek hukuka uygun olmayan ayrımcılık ve ön yargıların azaltılmaya çalışılması:

Ayrımcılık yasağı ve uluslararası insan haklarına saygı gösterilmesinin sağlanması, oluşabilecek ön yargıları belirleme ve azaltmaya yönelik araştırmalara yatırım yapılması, otomatik karar verme mekanizmalarında kullanılan bilgi ve verilerin doğru ve güncelliğinin sağlanmasına yönelik adımların atılması, ayrımcılık ve ön yargı oluşumunu engellemeye yönelik bireyler ve paydaşlara yol gösterilerek farkındalık oluşturulması bu ilke kapsamında değerlendirilmelidir.

Aynı zamanda, beyannamede belirtilen ilkelerle ilgili farkındalığın yaratılması ve anlaşılması için yapay zekalarda etik ve veri korumasına yönelik kalıcı bir iş grubu oluşturulacak olup bu grubun kamu kuruluşları da dahil olmak üzere araştırmacılar, denetçiler, vatandaşlar ve kullanıcılar için yapay zeka ve gelişmeleri ile ilgili sorunları bu ilkeler ışığında çözümlemeye yönelik yaptıkları çıkarımları paylaşması ve yön göstermesi beklenmektedir.

 Yazar: Begüm Aksoy

 

Share on LinkedInShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone